Kuklanın İpi Koptu…

ABD Başkanı Trump, 28 Şubat 2025’te kıymetli madenler anlaşmasını imzalamak üzere Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi Beyaz Saray’a davet etti. Zelenski, Beyaz Saray’dan küçümsendi, aşağılandı ve küfür edilerek kovuldu. Oysa birkaç yıl önce onu “özgürlüğün ve demokrasinin savunucusu” olarak yüceltiyorlardı. 2022’de Time dergisi tarafından “Yılın Kişisi” seçilmiş, küresel liderler tarafından alkışlanmıştı. Şimdi ise kapı dışarı edildi.

Peki, ne değişti?

Ukrayna’daki savaşın devam etmesi için Batılı liderlerin elinde kuklaya dönüşen Zelenski, üç yılda 1,5 milyon insanın hayatını kaybetmesine sebep oldu. Batı’nın “barış elçisi” olarak sahneye çıkardığı lider, aslında savaşın sürdürülmesi için kullanıldı.

Barış Vaadiyle Geldi, Savaşın Aktörü Oldu

2019’da cumhurbaşkanı seçildiğinde, Zelenski’nin en büyük vaatlerinden biri Doğu Ukrayna’daki çatışmayı sonlandırmak ve Rusya ile barışçıl bir çözüm bulmaktı. Ancak iktidara geldikten sonra, Batı’nın desteğiyle Rusya ile diplomasi yerine askeri seçenekleri tercih etti.

ABD ve Avrupa’dan gelen silah yardımları, Ukrayna’yı Rusya’ya karşı daha saldırgan bir pozisyona soktu. 2021’den itibaren Batı, milyarlarca dolarlık askeri destek gönderdi; Ukrayna ordusu NATO silahlarıyla donatıldı.

Zelenski, Avrupa ve ABD’den Rusya’ya karşı daha fazla silah, daha fazla yaptırım ve Batı’nın doğrudan askeri müdahalesini talep etti. NATO Zirvelerinde yaptığı çağrılar, savaşın büyümesine yol açtı. Ancak savaş uzadıkça, Batı’daki ekonomik ve siyasi dengeler değişmeye başladı.

Zelenski’nin Sonuna Doğru…

2024’ün sonlarına doğru Batı’da Zelenski’ye verilen destek zayıfladı. Zelenski, sürekli olarak mali ve askeri yardım talep ederek Batı’yı sürecin içinde tutmaya çalıştı. Savaş nedeniyle Ukrayna ekonomisi büyük bir çöküş yaşadı. Ülkenin altyapısı ağır hasar aldı, sanayi ve tarım üretimi düştü, milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı. Batı’dan gelen ekonomik yardımlar, Ukrayna’nın savaşın yanı sıra iç ekonomik krizle başa çıkabilmesi için hayati önem taşıyordu. Zelenski’nin sürekli yardım talep etmesinin arkasında, ülkesinin ekonomik çöküşünü örtbas etme çabası da vardı.

28 Şubat 2025’te Beyaz Saray’da yapılan görüşmede, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin güvenliği için ABD’den güvenlik garantileri talep etti. Ayrıca, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinin de garantör olmasını istedi. Ancak Trump’ın tavrı keskindi:

“ABD, Ukrayna’ya karşılıksız destek vermeyecek. Eğer barış istemiyorsan, bu senin savaşın olur. Amerika, artık Ukrayna için savaşmayacak.”

Trump, Zelenski’ye sert bir dille konuşarak, ABD’nin desteği olmadan savaşı kazanamayacağını ve Ukrayna’nın ABD’ye minnettar olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, ABD’nin müdahalesi olmasaydı Rusya’nın savaşı üç gün içinde kazanacağını da itiraf etti. Ukrayna’nın ABD’nin şartlarını kabul etmesi gerektiğini ifade ederek, aksi takdirde Ukrayna’nın 3. Dünya Savaşı ile kumar oynadığını söyledi.

Bu açıklama, Avrupa’da ve dünyada büyük yankı uyandırdı. Ukrayna’nın ABD’nin çıkarları için bir araç olarak kullanıldığı ancak artık bu aracın işlevsiz hale geldiği netleşti. Zelenski, Beyaz Saray’dan aşağılanarak kovulmasına rağmen ABD ile nadir elementler anlaşmasına devam etmeye hazır olduğunu söyledi.

Londra’dan Washington’a Rest

Beyaz Saray’da gergin görüşmenin ardından İngiltere hızla devreye girdi ve Kral III. Charles’ın Zelenski’yi Sandringham Sarayı’nda ağırlayacağı açıklandı. Sandringham Sarayı, İngiliz emperyal siyasetinin şekillendiği önemli bir merkez olarak bilinir. Bu hamle, İngiltere’nin Ukrayna üzerindeki çıkarlarını pekiştirme çabası olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, ABD-İngiltere arasındaki çıkar çatışmasının giderek derinleştiğini gösteriyor.
Tarihsel olarak, 1812 Savaşı sırasında İngilizler, Washington D.C.’yi işgal edip Beyaz Saray’ı yakmıştı. Bu tarihi olaya bakılırsa, Londra Washington’a rest çekiyor.

Kukla Tiyatrosu…

Beyaz Saray’da kameraların önünde yaşanan gerginlik, bir kukla tiyatrosu olarak yorumlanabilir. Donald Trump’ın, Zelenski’nin kıyafetiyle ilgili yaptığı esprili sataşma, Batı’nın zayıflığını ifşa eden bir metafordu. Hans Christian Andersen’in meşhur “The Emperor Has No Clothes” (İmparatorun Üstünde Kıyafet Yok) adlı hikâyesine bir gönderme yaparak Zelenski ve Avrupa’nın gerçek gücünün olmadığını gösterdi.
Bu olay, Trump’ın Avrupa’ya açık bir mesajıydı:
“Artık küresel lider siz değilsiniz!”

Ukrayna’nın Madenleri

Lityum, titanyum ve nadir toprak elementleri gibi değerli madenler, Ukrayna’yı Batı için vazgeçilmez kılıyor. Küresel elektrikli araç ve batarya pazarında kritik öneme sahip bu madenler, Batı’nın asıl ilgisini “demokrasi” veya “barış” değil ekonomik çıkarlar olduğunu gösteriyor.

Zelenski’ye Ne Olacak?

Batı, tarih boyunca kendi çıkarlarına hizmet eden kuklalar yaratır, onları bir propaganda aracı olarak kullanır ve zamanı geldiğinde çöpe atar. Zelenski de bu döngünün son örneğidir.

Batı, Ukrayna’da Zelenski’yi nasıl bir savaşın içine sürükleyip kapı dışarı ettiyse, diğer hedef ülkelerde de aynı yöntemleri defalarca uyguladı.

Şimdi soru şu:

Bizim ülkemizdeki Zelenski’ler ne olacak?

Gamze Köse, 4 Mart 2025

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir